| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Kurtuluş Cephesi, 102. Sayı/Mart-Nisan 2008 İÇİNDEKİLER — Ah!... tam ülkenin gerçek gündemini yakalamışken... Nereden çıktı bu olaylar... — AKP’yi Kapatmak ya da Gayrı-Meşru Olmak — Hasım, Husumet, Kin, Nefret ve Düşmanlık — Şeriatçı Manipülasyon ya da Düşmanlık Nasıl Yapılır? — Yüksek Tansiyon Sağlığa Zararlıdır! Mehteran Takımının Sponsorları Konuştu: “Herkes Bir Adım Geri!” — Sosyal Güvenlik Yasası “Çabuk topları temin edin. Bir de yanına pompa koyup, gönderin...” — “Liberaller”in AKP’yle Abdest Tazelemesi [“Liberaller” Askeri Darbeden Neden Korkarlar?] — Aşırı-Üretimden Mortgage Krizine — http://www.kurtuluscephesi.com 11. Yılında — F i d e l — Kurtuluş Cephesi, 102. Sayı [Özgün formatıyla, .pdf] — Ana Sayfaya Dönüş |
Şeriatçı Manipülasyon ya da Düşmanlık Nasıl Yapılır?
13 Mart 2008 17 milyar dolarlık Carlyle Capital iflasını bekliyor 16.6 milyar dolarlık kredi borcunu finanse edemediği gerekçesiyle global piyasaları altüst eden dünyanın en büyük yatırım fonlarından Carlyle Group'a bağlı Carlyle Capital iflas edebileceğini açıkladı. Borsa yüzde 4.13 değer kaybetti, dolar 1.24 YTL oldu. 13 Mart böyle geçti. 14 Mart Cuma akşamı, borsa kapanana kadar, Yargıtay Başsavcısı'nın AKP'yi kapatma davası açtığını açıkladığı ana kadar herşey "güllük gülüstanlık"tı. Ülkenin gündeminde neredeyse hiçbir şey yoktu. Sosyal Güvenlik sisteminde yapılmak istenen değişikliğe karşı işçi sendikalarının Cumartesi günü iki saat iş bırakma eylemi yapacakları haberleri de "medya"da fazlaca ilgi uyandırmamıştı. Dünyada hiçbir şey olmamış gibiydi. Borsalar bir inip, bir çıkıyordu. ABD'deki mortgage krizi de öyle "abartılacak" bir şey sayılmazdı. Zaten ABD'de kriz olsa bile, Türkiye ekonomisi "taş gibi" olduğundan bundan fazlaca da etkilenmezdi. Böylesi bir rahatlık içinde "medya"nın 14 Mart günlü manşetleri herkesin kendi "meşrebine" uygun atılmıştı. Gündüz saatinde, borsa diliyle "sabah seansı"nın sonuna doğru Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Merkez Bankaları, bugüne kadar ortaya çıkan sorunu çözebilmek için piyasaya likidite verdiler. Şu ana kadar yaşadığımız sorun likidite sorunuydu, fakat bundan sonra artık iş, iflas sorununa doğru gitmek üzere" açıklaması yaptı. Dünya piyasalarından ABD'nin beşinci büyük yatırım bankası Bear Stearns'ün iflasla yüzyüze olduğu haberi geldi. Ve 14 Mart Cuma günü, saat 17.00'da İMKB kapandı. Yargıtay Başsavcısı AKP'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesine dava açtığını açıkladı. Ve "medya"nın 15 Mart tarihli manşetlerinde sadece AKP'nin kapatılması davası vardı. Artık "manipülasyon dönemi" başlamıştı.
Gerçekte ise, Mart başında İMKB'de işlem gören şirketlerin "piyasa değeri" 230 milyar dolara gerilemişti. Yılbaşından Marta kadar şirketlerin "piyasa değeri"ndeki kayıpları 58 milyar dolar olmuştu. Gerçeklerin hiçbir önemi yoktu. Amaca varmak için her yol mübah olduğundan, şimdi dezenformasyon ve karşı-saldırı aşamasına geçildi. AKP'nin kapatılma davasının açıldığı ilk günden itibaren islamcı ve AKP "beslemesi" "medya" bunun için mevziye girmişti.
Nasıl bir karşı-saldırı başlatılacağının ilk haberini "müslüman sol"dan AKP'ye transfer olan Ertuğrul Günay sağ yumruğunu sıkarak verdi: "Türkiye'nin iyiye gitmesini istemeyen çevreler çok önemli yerlere sızmışlar... Bundan kastım Ergenekon soruşturmasıdır. Devletin içine sızmış bir çeteleşme ile mücadele ediyoruz. Hukuk devletini kurmak için devletin yapması gereken bu büyük hesaplaşma bir yandan sürüyor. Ama kamuoyunun gözünden kaçtı" Ardından Tayyip Erdoğan'nın "Ergenekon mücadelemizden rahatsız oldular" açıklaması geldi. 18 Mart günlü Vakit gazetesi "Ergenekon parmağı mı?" manşetini attı. Ahmet Altan'nın "besleme" gazetesi Taraf'ın manşeti ise, "Amaç Ergenekon çetesini korumak"tı.
"Vallahi ben uydurmadım, gazeteler yazıyorlar, Başbakan RTE ve yardımcıları: '- Biz Ergenekon çetesini çökerttik, AKP davası ondan açıldı' diyorlarmış... Acaba kime/kimlere kadar uzanacaktı Ergenekon operasyonu? 'Sebep Ergenekon' diyenler, bu noktada, okuduğunuz mukadder soruyu soruyorlar... Ak Partililere benim de bir tavsiyem var: Şu günlerde Cumhuriyet gazetesini dikkatle izlemeliler. Hürriyet veya Milliyet, hatta Vatan önemli değil bu süreçte, onlar 'vur kaç' ekibi; karargâh (Ergenekon'un karargâhını kast ettiğimi sanmayın, Ak Parti'yi ne pahasına olursa olsun durdurma çabasının karargâhı), Cumhuriyet gazetesi..." 21 Mart 04.00: İlhan Selçuk, Mustafa Alemderoğlu ve Doğu Perinçek gözaltına alındı.
Kurtuluş Cephesi, Mart-Nisan 2008, Sayı: 102 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||