Devrimci Gençlik
ŞİMDİ AKKOR ZAMANIDIR, YAKINDA YALNIZ IŞIK GÖRÜLECEKTİR!



— THKO Bildirisi
— DEVRİMCİ GENÇLİK'in 6 Mayıs Bildirisi


— Ana Sayfaya Dönüş




    "Egemen sınıflar, sağlıklarında büyük devrimcileri ardı arkası gelmez kıyıcılıklarla ödüllendirirler; öğretilerini, en vahşi düşmanlık, en koyu kin, en taşkın yalan ve karaçalma kampanyalarıyla karşılarlar. Ölümlerinden sonra, büyük devrimcileri zararsız ikonlar durumuna getirmeye, söz uygun düşerse, azizleştirmeye, ezilen sınıfları 'teselli etmek' ve onları aldatmak için adlarını bir hâle ile süslemeye çalışırlar. Böylelikle, devrimci öğretileri içeriğinden yoksunlaştırılır, değerden düşürülür ve devrimci keskinliği giderilir... Burjuvazi için kabul edilebilir ya da öyle görünen şeyler, ön plana çıkarılıyor ve övülüyor."

DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN
6 MAYIS 1972
Deniz Gezmiş


İdam Sehpasında Son Sözleri:
6 Mayıs 1972

  Deniz Gezmiş
:
  Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
  Yaşasın Marksizm-Leninizm!
  Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!
  Yaşasın işçiler, köylüler!
  Kahrolsun Emperyalizm!
     
  Yusuf Aslan:
  Ben ülkeminbağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için, bir defa, şerefimle ölüyorum. Sizler, bizi asanlar, şerefsizliğinizle hergün öleceksiniz! Bizler halkımızın hizmetindeyiz, sizler Amerika'nınr hizmetindesiniz
  Yaşasın devrimciler!
  Kahrolsun faşizm!..
     
  Hüseyin İnan:
  Ben, şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum.
  Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.
  Kahrolsun faşizm!..


DEVRİMCİ GENÇLİK'in 6 Mayıs Bildirisi
[.pdf dosyası]

"Egemen sınıflar, sağlıklarında büyük devrimcileri ardı arkası gelmez kıyıcılıklarla ödüllendirirler; öğretilerini, en vahşi düşmanlık, en koyu kin, en taşkın yalan ve karaçalma kampanyalarıyla karşılarlar. Ölümlerinden sonra, büyük devrimcileri zararsız ikonlar durumuna getirmeye, söz uygun düşerse, azizleştirmeye, ezilen sınıfları 'teselli etmek' ve onları aldatmak için adlarını bir hâle ile süslemeye çalışırlar. Böylelikle, devrimci öğretileri içeriğinden yoksunlaştırılır, değerden düşürülür ve devrimci keskinliği giderilir... Burjuvazi için kabul edilebilir ya da öyle görünen şeyler, ön plana çıkarılıyor ve övülüyor."
      Lenin'in bu sözlerinin üzerinden yaklaşık 90 yıl geçti. Ancak devrimcilere, özellikle tarihsel dönemeçlerde yer almış devrimcilere karşı aynı tutum devam etmektedir.
      Bugün Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nu kurmuş ve savaşmış Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının başına da aynı şeyler gelmektedir.
      "Denizler" diye söze başlayan herkes, onların ne kadar "insansever" olduklarından söz etmekte, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 6 Mayıs 1972 günü idam edilmelerinin "yanlış"lığını "ama onlar kimseyi öldürmediler" diyerek açıklama çabası içine girmektedirler.
      Her 6 Mayıs'ta yeniden ve yeniden sergilenen bu tutumlar, giderek Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının düşüncelerinin, amaçlarının ve örgütlü mücadelelerinin, asıl olarak da devrimci silahlı mücadelelerinin unutturulmasına dönüştürülmüştür.
      Geçmişte Denizlere "goşistler, anarşistler, maceraperestler" diyen pek çok çevrenin Denizler üzerinden siyaset yapmalarına yol açan bu süreç, giderek Denizlere duyulan sempatinin "prim" yaptığının görünür hale gelmesiyle, Denizlere "sahip çıkma yarışı"na dönüşmüştür. Artık her önüne gelen, onların ne kadar "kararlı", ne kadar "cesur" insanlar olduklarını söyleyerek, "Denizlerin yolunda" olduklarını, her 6 Mayısta yapılan gösterilerle, sloganlarla kanıtlama peşine düşmüşlerdir.
      Bunu öylesine pişkinlik içinde, öylesine vurdumduymazlıkla yapmaktadırlar ki, THKO'nun devrimci silahlı mücadelenin bir örgütü olduğu, "Denizlerin yolu"nun THKO bildirisinde açıkça ifade edildiği gibi, "şiddet politikasını temel alan silahlı mücadele" yürüten bir örgütün yolu olduğunu bilmiyormuş gibi davranabilmektedirler.
      Evet, Denizler, THKO'dur. THKO, Denizlerdir.
      Denizler, bu ülkede devrimin silahlı mücadele yoluyla gerçekleştirilmesi için yola çıkmış, bu uğurda savaşmış ve yaşamlarını çekinmeden feda etmiş devrimcilerdir.
      İstenildiği kadar onlar "devrimci demokrat" gibi aşağılayıcı sıfatlarla anılsın, istenildiği kadar onların silahlı mücadele çizgileri görmezlikten gelinsin, onların şehir gerillasından Nurhak kır gerillasına uzanan silahlı mücadeleleri tarihsel bir gerçektir ve gerçekler değiştirilemez.
     
       

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)
Ocak 1971 Tarihli Bildirisi

      Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun Sesidir:
      1. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu halkımızın bağımsızlığının silahlı mücadele ile kazanılacağına ve bu yolun tek yol olduğuna inanır.
      2. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu bütün yurtseverleri bu kutsal mücadele saflarına çağırır ve hainlere karşı giriştiği kavgada son savaşçısına kadar devam edeceğini bildirir.
      3. Amacımız Amerika'yı ve tüm yabancı düşmanları temizleyerek, hainleri yok etmek ve düşmandan temizlenmiş tam bağımsız Türkiye'yi kurmaktır.
      4. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu ezilen halkımızın öncü gücüdür, halkımızın kurtuluşu dışında hiçbir harekete girişmez.
      5. Halkımıza şunu duyuruyoruz. Düşmanın zenginliğine, sayısına, imkanlarına ve dehşetine aldanmayınız. Düşmana boyun eğmeyiniz, haklarımızı zorla alacağız, çünkü onlar her şeyi bizden zorla alıyorlar.
      Bütün Yurtseverler:
      Şerefsiz yaşamaktansa şerefle ölmek, yalvarmak yerine zora başvurmak, başkasına değil kendine ve kendin gibi olanlara güvenmek, nerede ve nasıl olursa olsun hainlere boyun eğmemek parolamızdır.
      Devrimciler:
      Barışçıl şartlar içinde mücadele metodlarını bırakınız. Halk kitlelerini kurtuluşa götürecek olan şiddet politikasını temel alan silahlı mücadeleye, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun saflarına katılınız. Ulusal kurtuluş savaşının haklı bayrağını emperyalizmin saldırgan politikasına karşı hep beraber dalgalandıralım.
      İşçiler, Köylüler:
      Hainler sürüsünün jandarması ve polisi her gün yeni katliamlar hazırlamaya devam ediyor. Doğu'da Komando saldırılarında, 16 Haziran'da, Bossa'da ve daha birçok yerlerde, kurşunlanan ve işkence edilen kardeşlerimizin intikamını henüz alamadık. Alınterimize el koyan hainler sürüsüne karşı isyan bayrağını hep birlikte açalım.
      Öğretmenler, Küçük Memurlar:
      Bir kuru ekmek parasını zorla veren, hesabına gelmeyince diyar diyar sürgün çocuğu yapan ve sizleri elinin altında bir uşak gibi kullanmak isteyen bu satılmışlardan aman dilemeyiniz.
      Ezilenlerin tek kurtuluş yolu ezenlere karşı giriştikleri kutsal isyandır.
      Daha şimdiden polisinden, Devlet Başkanına kadar hiç birisi evinde rahat uyuyamaz, çoğu ise evine rahat gidemez olmuştur. Onlar yarın ne olacağını çok iyi biliyorlar ve bugün bir avuç savaşçısı olan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun, yarın binler ve milyonlar olduğu zaman ne yapacaklarını düşünüyorlar.
      Tekrar ediyoruz: Düşmanın sayısına, zenginliğine, dehşetine ve imkanlarına aldırmayınız. Onun elindeki silah ve imkanlarına aldırmayınız. Onun elindeki silah ve imkanları aldığımız zaman, bizi durduracak hiç bir güç kalmayacaktır. Kendimize ve kendimiz gibilere olan güvensizliği yok edelim. Şunu iyi bilelim ki, halkın, yani bizlerin gücü karşısında hiç bir kuvvet dayanmaya muktedir değildir.
      Bu şerefli kavgada, kutsal görevimizi alalım. Yarının Türkiye'si bize cennet, düşmana zindan olacaktır. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu, bu mücadeleye en son neferine kadar ve kanının son damlasına kadar devam edeceğini bildirir.
     
      TÜRKİYE HALK KURTULUŞ ORDUSU